İçeriğe geç

Cosmos hangi çiçek ?

Cosmos Hangi Çiçek? İzmir’de Bir Kahve Masasında Başlayan Varoluşsal Soru

Merhaba Coc ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Cosmos hangi çiçek”. Hazırsanız başlayalım!

İzmir’de bazı sorular vardır ki insanı sabah kahvesinden daha hızlı ayıltır. Mesela “Cosmos hangi çiçek?” sorusu.

Bunu ilk duyduğumda arkadaşım Elif, Alsancak’ta küçücük bir kafede latte köpüğünü karıştırıyordu. Ben de her zamanki gibi hayata karşı hafif umursamaz ama içten içe her şeyi analiz eden moddaydım.

Elif dedi ki:

“Cosmos çok güzel bir çiçekmiş ya, romantik gibi.”

Ben direkt durdum.

“Cosmos… şey değil mi ya… evren falan?”

Garson tam o anda siparişi getirdi, ben cümleyi yarım bıraktım ama içimde bir şey çoktan başlamıştı: gereksiz derin düşünme süreci.

Cosmos Hangi Çiçek? İlk Yanlış Teorilerim

Benim beyin bazen Google’dan hızlı çalışıyor ama yanlış sonuç vererek.

O an ilk teorim şuydu:

“Cosmos büyük ihtimalle uzay temalı bir çiçek. NASA sponsorlu falan.”

Hatta hayal ettim:

Mavi, yıldız desenli bir çiçek. Üzerine ufak roketler konuyor. Arılar yerine astronotlar geliyor.

Elif bana baktı:

“Sen iyi misin?”

Ben:

“Çiçekten çok galaksi gibi bir şey bu ya.”

Sonra eve gidince açıp baktım. Ve öğrendim ki olay düşündüğüm kadar NASA’lık değilmiş.

Cosmos, bildiğimiz zarif, ince yapraklı, papatyaya benzeyen ama daha “ben doğada salınırım” havası olan bir çiçekmiş.

Ama işte problem şu: Ben artık onu sadece çiçek olarak göremiyordum.

İzmir’de Cosmos Düşünmek: Fazla Boş Zamanın Tehlikesi

İzmir’de yaşamak bazen fazla düşünmeye sebep olur. Deniz var, güneş var, çay var… ama beyin boş kalınca saçma bağlantılar kurmaya başlar.

Mesela geçen gün Kordon’da yürürken yine aklıma geldi:

“Cosmos hangi çiçek ve neden bu kadar havalı bir isme sahip?”

Yanımdan geçen çift selfie çekiyordu. Ben iç sesimde çiçeği sorguluyorum.

İç sesim:

“Sen normal misin?”

Ben:

“Ben sadece çiçek öğreniyorum.”

İç sesim:

“Hayır, sen hayatı sorguluyorsun.”

Cosmos Çiçeği ile İlk Karşılaşma (Fotoğraf Travması)

Bir gün bir çiçekçi vitrini gördüm. Orada küçük bir tabela:

“Cosmos çiçeği – zarif ve dayanıklı.”

Durup baktım.

Zarif… evet.

Dayanıklı… olabilir.

Ama benim kafamda hâlâ o “evren çiçeği” versiyonu var.

Çiçekçiye sordum:

“Bu Cosmos hangi çiçek oluyor tam olarak?”

Adam bana baktı, sanki uzaylı görmüş gibi değil ama “bu soru neden var” gibi.

“Papatyagillerden,” dedi.

Ben:

“Papatya ama uzaylı versiyonu gibi mi?”

Adam sustu.

O an anladım ki bazı sorular sadece içeride yaşanmalıydı.

Arkadaş Grubunda Cosmos Krizi

O akşam arkadaş grubuna yazdım:

“Beyler Cosmos hangi çiçek ya?”

Grup anında aktif oldu.

Mert:

“Abi yeni modaya mı girdin?”

Zeynep:

“Instagram’da mı gördün yine bir şeyi?”

Ben:

“Hayır, ciddi soru.”

Mert:

“Cosmos diye oyun vardı ya, o değil mi?”

Zeynep:

“Sen yine bir şeyi yanlış anlamışsın kesin.”

Ben içimden:

“Evet, büyük ihtimalle.”

Ama açıklamak yerine daha da derinleştirdim:

“Bence bu çiçek evreni temsil ediyor.”

Grup sustu.

Sonra Mert:

“Sen fazla boş kaldın.”

Haklıydı ama söyleme şekli biraz can yakıcıydı.

Cosmos Hangi Çiçek? İnternette Fazla Ciddiye Alınan Bir Arama

Gece oturup araştırdım.

Cosmos çiçeği aslında zarif, ince yapraklı, pembe-beyaz tonlarda açan bir süs bitkisiymiş. Bahçelerde salınarak büyürmüş. Çok bakım istemezmiş.

Ama benim kafamda hâlâ aynı sorun vardı:

“Neden bu kadar şiirsel bir ismi var?”

Sanki çiçek değil de bir indie müzik grubu.

Bir an düşündüm:

“Cosmos diye bir çiçek varsa, kesin bir de ‘Nebula sukulent’ vardır.”

Kendime güldüm.

İç Sesimle Tartışma: Çiçek mi, Felsefe mi?

İç sesim yine devrede:

“Sen sadece çiçek öğrenmen gerekiyordu.”

Ben:

“Ben öğrenmiyorum, keşfediyorum.”

İç sesim:

“Hayır, sen abartıyorsun.”

Ama işin garibi şu: Cosmos çiçeğini öğrendikçe bile daha fazla şey düşünmeye başladım.

Mesela:

Neden bazı şeyler bu kadar güzel ama basit?

Neden biz her şeyi karmaşıklaştırıyoruz?

Cosmos çiçeği sadece bir çiçekti aslında.

Ama ben onu evrene bağlamıştım.

İzmir Gecelerinde Cosmos ve Gereksiz Düşünceler

Bir gece sahilde yürürken kulaklığımda müzik vardı. Rüzgâr hafifti. Deniz kokusu her zamanki gibi aşırı özgürlük hissi veriyordu.

Ve ben yine düşündüm:

“Cosmos hangi çiçek ve neden bu kadar aklımda kaldı?”

Bir bankta oturdum.

Yanımdan geçen biri telefonda konuşuyordu:

“Çiçek almayı unutma.”

İçimden:

“Cosmos al.”

Sonra kendime güldüm.

Bazen insanın zihni küçük bir kelimeyi alır ve onu koca bir hikâyeye çevirir. Benimki de tam olarak buydu.

Cosmos Çiçeğinin Bende Uyandırdığı Şey

Şunu fark ettim:

Cosmos çiçeği aslında bana şunu hatırlatıyordu:

Basit şeyler bile fazla düşünülünce büyür.

Ben büyüttüm.

Belki de fazla büyüttüm.

Ama dürüst olayım, bu süreç eğlenceliydi.

Çünkü hayatın ciddi tarafı zaten yeterince yorucu. Bazen bir çiçeği bile yanlış anlamak insanı güldürebiliyor.

Kendi Kendime Verdiğim Komik Ders

Şimdi geriye dönüp bakınca şunu düşünüyorum:

Cosmos hangi çiçek diye başladığım yolculuk, aslında benim kafamın nasıl çalıştığını gösterdi.

Ben:

– Basit soruyu alıyorum

– Üzerine 3 kat anlam yüklüyorum

– Sonra “ben ne yapıyorum?” diye duruyorum

Ama garip şekilde, bu halimi seviyorum.

Çünkü hayatı sıkıcı yaşamıyorum.

“Cosmos hangi çiçek” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Coc ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Sonuç Gibi Değil, Bir Devam Hissi

Buna da Göz Atın: Cl düşüklüğü neden olur ?

Artık Cosmos çiçeğini gördüğümde sadece bir bitki görmüyorum.

Biraz İzmir sabahı gibi geliyor bana.

Biraz rüzgâr, biraz kahkaha, biraz da gereksiz düşünce.

Ve en komiği şu:

Hâlâ biri bana “Cosmos hangi çiçek?” diye sorsa, muhtemelen önce bir saniye dururum.

Sonra gülümserim.

Çünkü cevabı biliyorum.

Ama asıl mesele cevap değil zaten.

Asıl mesele, o cevaba giderken kafamın nerelere gittiği.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mecidiyeköy escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbethbk kaç olmalı