İçeriğe geç

Kültürel farklılık nedir ?

Coc okuyucularına özel bu yazımızda “Kültürel farklılık nedir” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.

Kültürel Farklılık Nedir? Aynı Dünyada Farklı Alışkanlıklarla Yaşamanın Eğlenceli Tarafları

Kültürel farklılık nedir? Bazen bir kahve, bazen bir selamlaşma meselesidir

Kültürel farklılık nedir? diye sorduğumuzda çoğu kişinin aklına hemen farklı ülkeler, farklı diller veya farklı gelenekler gelir. Oysa kültür dediğimiz şey sadece büyük festivallerden, yöresel kıyafetlerden veya tarih kitaplarında anlatılan geleneklerden ibaret değildir. Kültür; sabah kahvaltısında ne yediğimizden, misafir geldiğinde nasıl davrandığımıza, birine “hoş geldin” derken kullandığımız ses tonundan bile kendini gösteren kocaman bir yaşam alışkanlıkları bütünü.

İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu söyleyebilirim: Kültür farkları bazen dünyanın öbür ucunda değil, apartmanın üçüncü katındaki komşuda bile karşınıza çıkabiliyor. Aynı şehirde doğup büyüdüğümüz insanlarla bile bazen “Biz aynı dili mi konuşuyoruz?” diye düşündüğümüz anlar oluyor.

Mesela bizim evde misafir geleceği zaman yaşanan klasik telaşı düşünelim. Annem için misafir demek, “Bir çay koyayım” ile başlayıp üç çeşit börek, kurabiye, meyve tabağı ve gizemli bir şekilde nereden çıktığını anlayamadığım küçük tabaklarla devam eden bir organizasyondur.

Ben:

“Anne, sadece iki kişi gelecek.”

Annem:

“İki kişi zaten. Ya açlarsa?”

Ben:

“Anne, insanlar açlıktan değil, kahve içmeye geliyor.”

Annem:

“Sen gençsin, anlamazsın.”

İşte burada küçük bir kültürel fark ortaya çıkıyor. Benim neslim için ziyaret bazen kısa bir sohbetken, önceki nesiller için misafire değer vermenin en önemli göstergesi sofranın dolup taşmasıdır.

Kültür sadece gelenek değil, günlük hayatın görünmeyen kurallarıdır

Kültürel farklılık nedir sorusunun cevabını anlamanın en güzel yolu günlük hayata bakmaktır. Çünkü kültür çoğu zaman fark etmeden yaptığımız davranışların içinde saklanır.

Bir arkadaşım ilk kez başka bir şehirden İzmir’e geldiğinde bana şöyle demişti:

“Burada herkes neden bu kadar rahat?”

Önce biraz düşündüm. Sonra aslında haklı olduğunu fark ettim. İzmir’de birçok insanın yaşam tarzında daha sakin, daha sosyal ve daha “acelem yok” havası vardır. Sabah kahvesini içmeden güne başlayamayanlar, sahilde uzun uzun oturanlar, tanımadığı biriyle bile kısa sürede sohbete başlayanlar oldukça fazladır.

Ben de bazen kendime kızıyorum. Bir yere yetişmem gerekiyor ama içimdeki İzmirli taraf şöyle diyor:

“Beş dakika geç kalırsın, dünya dönmeye devam eder.”

Sonra fazla düşünen tarafım devreye giriyor:

“Ya herkes seni sorumsuz biri sanarsa?”

İşte benim içimde küçük bir toplantı başlıyor. Biri rahat olmaya çalışıyor, diğeri hayatı Excel tablosuna çevirmeye uğraşıyor.

Kültürel farklılıklar biraz da böyle bir şeydir. İnsanların olaylara bakış açısını, zaman anlayışını ve iletişim şeklini etkiler.

Farklı kültürlerle karşılaşınca neden şaşırırız?

İnsan alıştığı şeyi normal kabul eder. Bu yüzden başka birinin alışkanlığı bize garip gelebilir. Aslında garip olan çoğu zaman davranış değil, bizim o davranışa yabancı olmamızdır.

Örneğin bazı kültürlerde insanlar daha mesafeli iletişim kurarken bazı kültürlerde samimiyet daha hızlı gelişebilir. Bir yerde ilk tanışmada hemen özel sorular sorulması normal karşılanırken başka bir yerde bu durum fazla kişisel bulunabilir.

Ben bunu arkadaş ortamında çok yaşıyorum.

Yeni tanıştığım biri:

“Ne iş yapıyorsun?”

Normal.

“Kaç yaşındasın?”

Normal.

“Peki neden hâlâ evlenmedin?”

Bir saniye…

Beynim:

“Uyarı sistemi aktif edildi.”

Kültürün etkisi burada devreye giriyor. Bazı toplumlarda aile, evlilik ve özel hayat hakkında konuşmak çok doğal olabilirken bazı kişiler için bu konular kişisel alanın içine girer.

Yani aynı soru bir yerde samimi bir ilgi göstergesi olabilirken başka bir yerde sınır ihlali gibi algılanabilir.

Kültürel farklılıklar bazen komik yanlış anlaşılmalara dönüşür

Kültür farklarının en eğlenceli taraflarından biri de yanlış anlaşılmalardır. Çünkü insan bazen kendi alışkanlıklarının evrensel olduğunu sanıyor.

Bir gün yabancı bir arkadaşım Türkiye’deki misafirlik kültürünü anlatmamı istemişti. Ona “Bizde misafire sürekli ikram yapılır” dedim.

Şaşırdı:

“Sürekli mi?”

“Evet.”

“Misafir istemezse?”

“Yine teklif edilir.”

“Yine istemezse?”

“Bir kez daha sorulur.”

Gülümsedi.

“Peki gerçekten istemiyorsa?”

Durdum.

Çünkü bu sorunun cevabını ben de tam bilmiyordum.

Bizim kültürde bazen “Hayır teşekkür ederim” aslında gerçekten “Hayır” anlamına gelmez. Bazen küçük bir sosyal dans başlar.

“Alır mısın?”

“Yok, sağ ol.”

“Al hadi.”

“Gerçekten istemiyorum.”

“Azıcık koyayım.”

Bu noktada insan kendini ikna edilmiş halde bulabilir.

Kültürel farklılık nedir? Farklı olmak değil, farklı bakabilmektir

Kültürel farklılıkları anlamanın en önemli noktası, farklı olanı yanlış kabul etmemektir. Çünkü herkes kendi yetiştiği ortamın etkisiyle dünyayı yorumlar.

Ben küçükken bazı davranışların tek doğru olduğunu düşünürdüm. Zaman geçtikçe fark ettim ki dünyanın birçok yerinde insanlar farklı şekilde düşünüyor, farklı şekilde yaşıyor ve yine de mutlu olabiliyor.

Mesela bazı insanlar yalnız vakit geçirmekten enerji alırken bazıları kalabalık içinde kendini daha iyi hisseder. Bazıları plan yapmadan yaşayamaz, bazıları ise “Bir şeyler olur ya” diyerek hareket eder.

Ben ikisinin ortasında sıkışmış durumdayım.

Arkadaşlarım bana:

“Hadi çıkıyoruz.”

der.

İçimdeki sosyal insan:

“Harika, hemen hazırlan.”

İçimdeki düşünceli insan:

“Kimler geliyor? Kaçta döneriz? Trafik olur mu? Telefon şarjım yeter mi?”

Sonuç?

Çantama şarj aleti koyup eğlenmeye giderim.

Kültürler arası iletişimde empati neden önemlidir?

Farklı kültürlerden insanlarla iletişim kurarken en büyük anahtar empatidir. Çünkü herkesin davranışının arkasında bir hikâye vardır.

Bir kişinin sessiz olması ilgisiz olduğu anlamına gelmeyebilir. Belki onun kültüründe saygı göstermek daha az konuşmakla ilgilidir.

Bir kişinin çok konuşması da kaba olduğu anlamına gelmeyebilir. Belki onun yetiştiği yerde sıcak iletişim böyle kuruluyordur.

Bazen sadece şunu sormak yeterlidir:

“Senin için bu davranış ne ifade ediyor?”

Bu küçük soru birçok yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırabilir.

Farklılıklar hayatı neden daha renkli yapar?

Eğer herkes aynı düşünseydi, aynı yemekleri sevseydi, aynı şekilde konuşsaydı dünya biraz sıkıcı olurdu.

Düşünsenize, bütün restoranlarda aynı yemek var. Herkes aynı müziği dinliyor. Herkes aynı şakaya gülüyor.

Ben kendi esprilerime bile bazen zor dayanıyorum. Bir de herkes aynı espriyi yapıyor olsa büyük ihtimalle şehirden taşınırdım.

Farklılıklar sayesinde yeni şeyler öğreniyoruz. Yeni tatlar keşfediyoruz. Başka insanların hikâyelerini dinliyoruz.

Kültürel çeşitlilik aslında insanlığın büyük bir renk paleti gibi. Her kültür bu palete farklı bir renk ekliyor.

Kültürel farklılıkları anlamak kendimizi de anlamaktır

Kültürel farklılık nedir sorusunun cevabı aslında sadece başkalarını anlamakla ilgili değildir. Aynı zamanda kendimizi tanımaktır.

Çünkü başka bir kültürle karşılaştığımızda kendi alışkanlıklarımızı da fark ederiz.

“Ben bunu neden böyle yapıyorum?”

“Bu düşünce bana nereden geldi?”

“Başka biri bunu nasıl yorumlar?”

Bu sorular insanı geliştirir.

Bazen kendimizi çok ciddiye alıyoruz. Oysa biraz dışarıdan bakınca hepimizin komik alışkanlıkları var. Ben mesela önemli bir karar verirken ciddi ciddi düşünüp sonra arkadaşlarıma danışırım. Onlar da bana genelde şu cevabı verir:

“Sen zaten kararını vermişsin, sadece onay arıyorsun.”

Belki de haklılar.

Sonuç: Kültürel farklılıklar uzaklık değil, keşif fırsatıdır

Kültürel farklılık nedir sorusuna tek cümleyle cevap vermek gerekirse; insanların yaşam biçimlerini, düşüncelerini, değerlerini ve günlük alışkanlıklarını şekillendiren farklılıkların bütünüdür diyebiliriz.

Ama bu farklılıklar insanları ayırmak için değil, birbirimizi daha iyi anlamak için vardır.

Bazen bir kahve sohbetinde, bazen bir sofrada, bazen de hiç tanımadığımız birinin anlattığı küçük bir hikâyede kültürlerin ne kadar farklı ama bir o kadar da birbirine yakın olduğunu görürüz.

Hayat zaten yeterince karmaşık. Bir de herkesin aynı olmasını beklemek işleri daha da zorlaştırır.

Bence en güzeli, farklılıkları görünce şaşırmak ama yargılamamak. Gülmek ama küçümsememek. Öğrenmek ama kendi değerimizi kaybetmemek.

Çünkü dünya biraz da bu yüzden güzel: Herkesin hikâyesi farklı, ama hepimiz aynı büyük hikâyenin içindeyiz.

Değerli Coc okurları, “Kültürel farklılık nedir” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mecidiyeköy escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet